Köşe Yazıları

Ahmet işcan yazdı : Altın neslin altın çocukları ve hala kurbanlık koyun olarak görülen genç kadın ve erkeklerimiz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti´nde yıllardır yaşamın her alanına yapılan müdahalelerle adeta genetiğimizle oynadılar.

Özellikle sağlıksız gıda tüketmek zorunda bırakılmamızın sonucunda geldiğimiz noktada neredeyse her evde bir kanserli insanın mevcudiyeti hepimizi alabildiğine ürkütmektedir.

Sağlıksız gıda tüketimine ek olarak mevcut elektrik santrallerinde kullanılan ucuz yakıt nedeniyle bırakın insanlarımızın ciğerlerini, çevremizdeki ağaçlardan da  şekilde görüldüğü üzere doğadaki tüm bitkilerin ciğerlerini tıkadığımızı görmemek için kesinlikle görme yoksunu olmak gerekmektedir.

Hem yerli üretimde hemde ithal edilen gıda ürünlerinde  hala tam anlamıyla gıda güvenliği denetimlerinin yapıldığını kimse bize söyleyemez.

Bilinçsiz ilaç kullanımını da bu iki unsura eklersek insanlarımızın vücut anatomisinin iflas ile karşılaşması kimseye sürpriz gelmemelidir.

Bu coğrafyada yaşamanın zorlukları ve açmazlarını da dikkate almak gerekmektedir.

Kıbrıs konusunun yıllardır çözüme kavuşturulmayarak adeta  yalan rüzgarı benzeri uzayıp giden dizilere benzemesi psikolojik olarak ta insanımızı etkileyen çok önemli bir diğer etkendir.

Bunun yansıması olarak ta nüfus oranına göre çok yüksek düzeyde kullanılan anti – depresan ilaç tüketimimizde de  ürkütücü sonucu görebilmekteyiz.

İnsan kaynaklarımıza gelince:

Evet,

akıllı,

çalışkan  ve nitelikli toplum bireylerimiz  vardır.

Ancak bu kadroların yıllar içerisinde öngörüsüz siyasilerin yanlış ve hatalı yönetimleri sonucunda ülkemizden göç etmelerine neden olunmuştur.

Eğitim ve Turizm adası olarak bilinen ülkemiz niteliksiz eğitim ve kumar turizmi ağırlıklı yaklaşımlara KKTC adeta kurban edilmiştir.

Yüksek öğretimde neredeyse yüz bin öğrenci sayısı ile övünmeyi marifet sayıyor,ancak bu nitelikten yoksun salt kalabalıklarla tarif edilen bu yığınların bir kısmı için  KKTC asayişi,

iş yaşamı ve sosyal dokusuna verilen zararları muhasebesi kimler tarafından yapılacağı merak konusu olmaya devam etmektedir.

Aslında ülkemizin geleceği tüm bu olumsuzluklar nedeniyle yine karartılmıştır.

Birden fazla kuşağın bilinci ve sağlığıyla oynanmış ve nitelikli genç nüfus,

kasaba tacirleri tarafından yine biçilmiştir.

Altın neslin altın çocukları olması gereken gençlerimiz plansız ve programsız bir bilinmeze kurban edilmiştir.

Ve hala kurbanlık koyun olarak görülen genç kadın ve erkeklerimiz, 

yöneticilerimiz tarafından biçilmeye devam edilmektedirler.

Bu süreçte de ülke yönetiminin hangi kadroların elinde olmaya devam ettiğini görünce KKTC deyim yerindeyse niteliksiz kadroların elinde olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Kısacası,

birileri yıllar içerisinde KKTC´nin nitelikli genç kadrolarını şu veya bu şekilde biçti veya biçtirilmesine göz yumdu.

KKTC´nin siyasetinde,

ekonomisinde ,

sosyal yaşamında yetersizlikler gün gibi ortadadır.

Bugün bu tablo kalitesizliğin,

vasatın ve değersizliğin sebebi tamda yukarıda belirtiklerimdir.

Yani sadece yediklerimizin genetiğini bozmakla kalmadılar,

insanımızı da bozarak yozlaştırdılar.

Liyakat değersizleşti,

sadakat azaldı.

Ülkemizde biçilmemize neden olan tırpanı ellerinde tutanlar  bazen değişse de tırpanı o ellere bizlerin verdiğini ne çabuk ta unutuveriyoruz.

Sonuç itibarı ile ,

bizlere yaşatılan  uzun kış uykusundan uyanmayı başarabilirsek  iklimimiz gereği de  bölgemize yaklaşan bahar ,

ülkemize de kısa  süre sonra örneğin haziran ayından itibaren yaseminlerle,

nergizlerle,

medoş laleleriyle neden gelmesin..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu