Köşe Yazıları

Fatma Getirmez Baysal yazdı : Vicdanım hiç rahat değil

Yirmi birinci yüzyıldan yirmi yıl geçtiğimiz bir dönemde

Yani 2020 yılında

Yani 21. Yüzyılda

Yani uzay çağında

Yani bilgisayar çağında bir nesli bir dönem eğitimsiz bırakmak zorunda kaldık…..

Uzaya turist gönderileceğini beklerken

Çocukları evlerine gönderdik

Bilişim çağında bir virüse yenildik

Bocaladık ,şaşırdık ….

İtiraf edelim yenildik

Önce televizyondan ders vermeye çalıştık

Bunun için bakanlığa bağlı olan öğretmene “İster misin ??” diye sorduk

Gönüllü olan çalıştı

Sonra “ Her öğretmen sınıfıyla iletişime geçsin dersini işlesin “dendi

Yapabilen yaptı , yapamayan vicdan azabı çekti. Çünkü bireysel çabaların yetersiz olduğu , her çocuğun teknolojiye ,internete sahip olmadığı ortaya çıktı.

Özveriyle çalışan öğretmenler devam etti her gün azalan öğrenci sayısıyla derslerine. Çünkü teknik altyapısı olmayan okulların , bilgisayar çağında çocuklara yoklama yapacak ,karşılıklı soru-cevap şeklinde dersi sürdürecek bir altyapısı yoktu.

Cumhuriyetin ilk yıllarından bahsetmiyorum sizlere

Milenyumu yirmi yıl geçtiğimiz bu dönemde yaşadık bunları?????

Beklenilmeyen bir durumdu evet

Ama hiç de bu kadar yetersiz olduğumuzu beklemiyorduk doğrusu

Ne televizyondan ders anlatmakla ne de sosyal medyadan soru göndermekle olmaz eğitim.

Çünkü:

Öğrenci adıyla seslenilmeyi ister

Öğrenci göz teması kurulmasını ister

Öğrenci anlamadığı yerde öğretmenine soru sormayı ister

Öğrenci anladığını göstermek için söz hakkı ister…….

Peki ders kayıpları neler getirdi bize biliyor muyuz ?????

TMK sonuçları yaklaşık 10 ar puan gerilere çekildi

Suat Günsel burs sınavı 80’ li puanlara geriledi

20 Temmuz Fen Lisesi ve Bülent Ecevit Anadolu Lisesi sınavında çocukların yaptığı doğru sayıları geçen yıllara göre hayli düştü.

Yani biz eğitimi yukarılara çıkaramadık aşağılara indirdik.

Ne zaman mı ????

Uzay çağını yaşamaya çalıştığımız tam da bu günlerde

Ama yapabiliriz yine de. Nasıl mı ???

1-Bakanlık tüm öğrencilere gerek üniversitelerin desteğiyle, gerekse işadamlarının desteğiyle gerekse kendi bütçesinden bilgisayar temin edebilir.

2-Yıllardır iki telefon şirketine bağlı olan KKTC

Çatır çatır

Tarife tarife

Kabarık kabarık faturaları ödedi.

Şimdi bu iki şirket elini taşın altına koyup okula kaydı olan her çocuğun adına okul saatlerini kapsayacak şekilde sınırsız , ücretsiz internet imkanı sağlamalı. Belirlenmiş saatin dışında kullanılan interneti ücretlendirmeli.Böylece çocuk dersini dinleyip ayrılan zaman diliminde ödevini yaparak sorumluluk bilinci kazanabilir.

3-Bu ülkede faaliyet gösteren üniversiteler teknik kısımda ,program bulup çocuğa en yararlı şekilde eğitim alacağı şekle dönüştürebilir.

Biliyorum ki eğitimin başında ve kilit noktalarında eğitime gönül vermiş, emeğini esirgemeyen, bu ülke çocukları hatta yabancı ülke çocukları için en iyisini düşünen bir kadro var.

Ve yine biliyorum ki yalnızca kültürlü insanlar öğrenmeyi ve öğretmeyi sever.

EĞİTİMCİ ÖĞRENCİSİNE ÖĞRETMEYİ SEVİYORSA ONA BİR YOL BULUR YA DA MUHAKKAK BİR YOL AÇAR

O yüzden olası bir senaryoda toplumu ve en önemlisi vicdanımızı eğitim adına rahatlatmak istiyorsak

Gün birlik ve organize olma zamanıdır

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu