Dünya

Nijerya’nın güvenlik sorunu 10 yılı aşkın süredir devam ediyor

Nijerya’nın kuzeydoğusunda 2009’da terör örgütü Boko Haram’ın ortaya çıkmasıyla başlayan güvenlik sorunları, zamanla diğer bölgelere de yayıldı.

Kuzeydoğuda Boko Haram/ISWAP, orta kesimde Şii eğilimli `Nijerya İslami Hareketi` (IMN), güneydoğuda Niger Deltası militanları ve Biafra Ayrılıkçı Hareketi (IPOB) ile çoban-çiftçi çatışmaları ülke için güvenlik tehdidi oluşturuyor.

Afrika’nın 200 milyonu aşan nüfusuyla en kalabalık ülkesi Nijerya, 10 yıldan fazla süredir devam eden güvenlik sorunlarıyla mücadele ediyor.

Nijerya’nın kuzeydoğusunda 2009’da terör örgütü Boko Haram’ın ortaya çıkmasıyla başlayan güvenlik sorunları, zamanla diğer bölgelere de yayıldı.

Ülkedeki dini grupların yanı sıra silahlı çeteler, fidyeciler ve ayrılıkçı örgütler güvenlik sorununu artırıyor.

Birçok örgüt ve silahlı grubun faaliyet gösterdiği Nijerya’da, kuzeydoğuda Boko Haram/ISWAP, orta kesimde Şii eğilimli “Nijerya İslami Hareketi” (IMN), güneydoğuda Niger Deltası militanları ve Biafra Ayrılıkçı Hareketi (IPOB) ile çoban-çiftçi çatışmaları güvenlik tehdidi oluşturuyor.

Nijerya hükümeti, terör örgütleri ve silahlı çetelerin sivillere yönelik çeşitli saldırılarını, fidye için kaçırma olaylarını ve okullara saldırıları önlemek için çeşitli operasyonlar düzenlese de bu sorunlara karşı köklü çözüm bulamıyor.

Ülkenin güvenlik sorunu terör örgütü Boko Haram/ISWAP ile başladı

Hausa dilinde “Batılı eğitim haram” anlamına gelen Boko Haram, Nijerya’nın kuzeydoğusundaki Borno eyaletinde 2000’li yılların başında örgütün lideri Muhammed Yusuf tarafından kuruldu.

Ülkenin kuzeydoğusundaki Borno eyaletinin başkenti Maiduguri’de dini eğitim veren okulları, Batılı eğitime alternatif olarak kuran Muhammed Yusuf ve takipçilerine, yerel halk arasında “Boko Haram” deniliyor.

Özellikle okuma yazma bilmeyen gençleri saflarına katmaya çalışan örgüt, yoksul gençlere örgüte katılmaları karşılığında yüksek ücretler teklif ediyor.

Örgütün lideri Muhammed Yusuf’un gözaltındayken ölmesinin ardından 2009’da örgütün başına gelen Ebubekir Şekau’nun liderliğindeki Boko Haram kitlesel şiddet eylemleri yapmaya başladı.

Borno eyaletinden sonra komşu eyaletleri Adamawa ve Yobe’ye giren örgüt üyeleri, saldırılarını 2015’ten itibaren ülkenin sınır komşuları Kamerun, Benin, Çad ve Nijer’e de kaydırdı.

Boko Haram içerisinde 2016’da başlayan liderlik krizi ise örgütün, kurucusu Yusuf’un oğlu Ebu Musab el-Barnawi ile Ebubekir Şekau arasında bölünmesine neden oldu. Şekau, Boko Haram’ı yönetirken, Barnawi ISWAP’ı kurarak eylemlerine devam etti.

Örgütün, büyük bir militan yapılanmasına nasıl dönüştüğü hala tam olarak anlaşılabilmiş değil. Açık bir örgütsel yapısı bulunmayan Boko Haram, üye sayısını hiçbir zaman açıklamadı.

Hükümet ise son zamanlarda 51 binden fazla Boko Haram ve ISWAP üyesinin gıda sorunu nedeniyle teslim olduğunu açıkladı.

Nijerya İslami Hareketi ile güvenlik güçleri arasındaki gerginlik

Nijerya’nın orta kesiminde faaliyet gösteren Nijerya İslami Hareketi (IMN), 2014’te güvenlik güçleri ile IMN üyeleri arasında başlayan çatışmalarda güvenlik tehdidi oluşturmaya başladı.

Merkezi Kaduna eyaletine bağlı Zaria şehrinde olan IMN’nin üyeleri ülkenin Sokoto ve Kano eyaletlerinde de bulunuyor.

IMN ile Nijerya ordusu arasındaki gerginlik 2014’te Kudüs yürüyüşüyle başladı. Zaria’da Kudüs yürüyüşüne güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası aralarında örgütün lideri Şeyh İbrahim Zakzaki’nin üç oğlunun da bulunduğu 35 kişi öldü.

Şiilerin 2015’te General Tukur Buratai’nin konvoyunun geçişini engellemesi üzerine Zaria’da olaylar yeniden alevlendi.

Zakzaki ve destekçilerinin hedef alındığı operasyonda orduya göre 7, İnsan Hakları İzleme Örgütüne göre ise 300’den fazla kişi öldü. IMN de en az 700 üyesinin öldürüldüğünü öne sürdü.

Hükümetin 2019’da IMN örgütünü “isyancı ve yasa dışı” ilan etmesinin ardından ülke genelinde örgütün tüm faaliyetleri yasaklandı.

“Niger Deltası İntikamcıları”

Ülkenin petrol üretim alanı Niger Deltası bölgesinde 2016’da çıkan “Niger Deltası İntikamcıları” adlı silahlı grup, bölgedeki petrol hatlarına saldırılarla gündeme geldi.

Ülkenin güneydoğusundaki Abia, Akwa Ibom, Bayelsa, Cross River, Delta, Edo, Imo, Ondo, Rivers eyaletlerinde bulunan bu silahlı grubun merkezinin Delta eyaletinde olduğu iddia ediliyor.

Silahlı grupların Niger Deltası’ndaki saldırıları sonucunda ülkede petrol üretimi 2016’da beklentilerin altında gerçekleşmişti. 2016 bütçesinde tahmin edilen günlük petrol miktarı 2,2 milyon varil iken bu miktar ancak 1 milyon varile ulaşabilmişti.

Bu grubun “Korsanlar” olarak anılan bir kolu, Niger Deltası bölgesinden Gine Körfezi’ne kadar petrol gemilerine saldırılar düzenleyip fidye için insan kaçırıyor.

Kendi devletini kurmak isteyen Biafralılar

Biafra halkının, Nijerya’nın güneyinde bağımsız Biafra devletini kurma talebiyle ayaklanması üzerine 1967’de çıkan iç savaşta milyonlarca kişi hayatını kaybetti.

Ülkenin güneydoğusundaki Akwa Ibom, Rivers, Cross River, Bayelsa, Ebonyi, Enugu, Anambra, Imo ve Abia eyaletlerinde 1967’de kurulan Biafra Cumhuriyeti, iç savaş sonunda yeniden Nijerya’nın egemenliği altına girdi.

İngiliz vatandaşı olan Nijeryalı siyasi aktivist Nnamdi Kanu, 2012’de Biafra yerli halklarının IPOB’u kurmasıyla yeniden gündeme geldi.

IPOB örgütü, düzenlediği saldırılar nedeniyle 2017’de hükümet tarafından “terör örgütü” ilan edildi ve örgütün elebaşı Kanu gözaltına alındı.

Kanu, ülkede terörizm ve vatana ihanet gibi 15 ayrı suçtan yargılanırken, örgüt üyeleri ülkenin güneyindeki eyaletlerde saldırılar düzenlemeye devam ediyor.

Çoban-çiftçi çatışmalarından faydalanan silahlı çeteler

Nijerya’nın Taraba, Benue ve Plateau eyaletlerinde uzun yıllardır devam eden çoban-çiftçi çatışmaları son 5 yılda yeni boyuta geçti.

Bu eyaletlerde hayvancılık yapan Fulaniler ile çiftçilikle uğraşan bazı kabileler arasındaki şiddetli çatışmalar, 2018’den itibaren adam kaçırma ve soygun girişimlerine dönüşerek farklı eyaletlere yayıldı.

Ülkenin Zamfara, Kaduna, Katsina, Niger, Jigawa, Kebbi ve Sokoto eyaletlerinde ortaya çıkan silahlı çeteler, bu çatışmalardan yararlanarak saldırılar düzenliyor.

Silahlı kişilerin 2018’den bu yana düzenlediği saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bu eyaletlerde artan saldırılar nedeniyle motosiklet kullanımı yasaklanmasına rağmen, zaman zaman çete üyeleri motosikletle saldırılar düzenliyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu