Afrika’nın petrol ve doğalgaz zengini ülkesi Libya’da doğu ve batı arasında uzun süredir devam eden siyasi bölünmüşlüğün sona erdirilmesi için önemli bir adım atıldı. Ülkenin önemli siyasi ve askeri güç merkezlerinin temsil edildiği “4+4” Küçük Diyalog Komitesi, Libya’yı 24 ay içinde cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürmeyi amaçlayan anlaşmayı imzaladı.
Peki anlaşmada hangi maddeler yer alıyor? Daha önce birçok kez tıkanan seçim süreci bu kez tamamlanabilecek mi?
Ülkeyi demir yumrukla yöneten Muammer Kaddafi’nin 2011 yılında devrilmesinin ardından başlayan siyasi ve askeri istikrarsızlık, Libya’yı yıllar içerisinde iki ayrı güç merkezine ayırdı. Ülkenin batısında başkent Trablus merkezli yönetimler, doğusunda ise Tobruk’taki Temsilciler Meclisi ve Halife Hafter’e bağlı güçler etkili oldu.
2014’te derinleşen bölünmüşlük, Nisan 2019’da Hafter’e bağlı güçlerin başkent Trablus’u ele geçirmek için saldırı başlatmasıyla yeni bir aşamaya geçti. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Trablus yönetimine verdiği destek sahadaki dengeyi değiştirdi. Hafter’e bağlı güçlerin başkent çevresinden çekilmesinin ardından askeri çözüm seçeneği zayıflarken, siyasi müzakere masası yeniden kuruldu.
Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde yürütülen görüşmeler sonucunda Ekim 2020’de ateşkes anlaşması imzalandı. Şubat 2021’de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu ise Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti ile Muhammed el-Menfi başkanlığındaki Başkanlık Konseyini seçti.
Yeni yönetimin temel görevi, ülkeyi 24 Aralık 2021’de cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürmekti. Ancak adaylık şartları, seçimlerin hangi sırayla yapılacağı ve sonuçlara ilişkin itirazların nasıl karara bağlanacağı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sandıklar kurulamadı.
Özellikle askerlerin ve çifte vatandaşların cumhurbaşkanlığına aday olup olamayacağı tartışması süreci çıkmaza sürükledi. Abdulhamid Dibeybe, Halife Hafter ve Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi gibi isimlerin adaylıkları üzerinden başlayan hukuki tartışmalar, seçim takviminin belirsiz bir tarihe ertelenmesine yol açtı.
24 aylık yol haritasında neler var?
Anlaşmanın temel hedefini, Libya’da cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin 24 ayı aşmayacak bir süre içerisinde gerçekleştirilmesi oluşturuyor. Ancak seçimlere tek bir yürütme organı ve birleştirilmiş ulusal kurumlarla gidilmesi öngörülüyor.
Seçimlerden önce Trablus ve Bingazi’deki iki ayrı hükümet yapısının yerine bütün ülkede yetkili olacak birleşik bir yürütme organının kurulması gerekiyor.
Anlaşma, seçimlerin yapılamamasının başlıca nedenlerinden biri olan Ulusal Yüksek Seçim Komisyonunun yönetimine ilişkin anlaşmazlığı da çözmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda komisyon yönetiminin doğu ve batıyı temsil edecek biçimde yeniden oluşturulması kararlaştırıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Temsilciler Meclisinin 2023 yılında çıkardığı 28 sayılı yasanın esas alınması, ancak tartışmalı maddelerin değiştirilmesi öngörülüyor. Parlamento seçimlerinin ise 2014 tarihli 10 sayılı yasa temelinde yapılması planlanıyor.
Askerler aday olabilecek
Üzerinde uzlaşı sağlanan en önemli maddelerden biri askerlerin ve çifte vatandaşların adaylığı oldu. Anlaşmaya göre askerler cumhurbaşkanlığı seçiminde hem seçmen hem de aday olarak yer alabilecek. Ancak askeri kurumların tarafsızlığının korunması için gerekli hukuki ve idari düzenlemelerin yapılması gerekecek.
Çifte vatandaşlığı bulunan Libyalıların da cumhurbaşkanlığına aday olmasına izin verilecek. Seçimi kazanan adayın ise anayasal yeminini etmeden önce Libya dışındaki vatandaşlığından vazgeçmesi istenecek. Kazanan adayın bu şartı yerine getirememesi durumunda seçim sürecinin yenilenmesini sağlayacak hukuki bir mekanizma oluşturulacak.
Bu düzenleme, özellikle uzun yıllar Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan ve ABD vatandaşlığının bulunduğu belirtilen Halife Hafter’in adaylığının önündeki en önemli tartışmalardan birini ortadan kaldırabilir.
[Kaddafi döneminde sürgün edilen Halife Hafter, bugün Libya’nın en etkili figürlerinden biri. Fotoğraf: AA]
Cumhurbaşkanlığına aday olacak isimlerin, Libya’nın farklı bölgelerinde kayıtlı seçmenlerden en az 20 bin destek imzası toplaması da anlaşmanın hükümleri arasında yer alıyor.
Bir adayın ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oy alması halinde ikinci turun yapılması zorunlu olmayacak. Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin sonuçları da daha önceki düzenlemede olduğu gibi birbirine bağlanmayacak. Böylece seçimlerden birinde yaşanabilecek hukuki ya da siyasi bir anlaşmazlığın diğer seçimi geçersiz hale getirmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Anlaşma, Libya’nın kalıcı anayasa sorununu ise seçimlerden sonra kurulacak yeni parlamentoya bırakıyor. Yeni meclis, anayasa taslağının görüşülmesi ve kalıcı anayasal düzenin oluşturulmasından sorumlu olacak.
Üç tarihi bölge
Ülkenin üç tarihi bölgesi arasındaki dengenin korunması için de önemli bir düzenlemeye gidiliyor. Seçilecek parlamentonun ve yürütme organının toplantılarının Trablus, Bingazi ve Sebha’da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylece yalnızca doğu ve batı arasında değil, uzun süredir siyasi ve ekonomik açıdan geri planda kaldığını düşünen güney bölgesiyle de bir denge kurulması hedefleniyor.
Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyine anlaşmayı onaylamaları için bir aylık süre tanınıyor. İki kurumun metni kabul etmemesi halinde anlaşmanın daha geniş katılımlı ulusal bir mekanizma aracılığıyla “anayasal belge” haline getirilmesi ve BM Güvenlik Konseyinin desteğinin alınması öngörülüyor.
Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya’daki bütün kurumların gerçek meşruiyetlerini halkın iradesinden alması gerektiğini belirterek anlaşmayı destekledi. Halife Hafter de imzalanan metnin yıllardır çözülemeyen ve seçimleri engelleyen meselelerin aşılması yönünde ilerleme sağladığını açıkladı.
Anlaşma sahada karşılık bulacak mı?
Libya’da geçmiş yıllarda da seçimleri gerçekleştirmek ve devlet kurumlarını birleştirmek amacıyla çok sayıda anlaşma imzalandı. Ancak bu anlaşmaların büyük bölümü, tarafların yetki ve güç paylaşımında uzlaşamaması nedeniyle uygulamaya geçirilemedi.
Yeni anlaşmanın önündeki ilk sorun da daha imzaların atıldığı gün ortaya çıktı.
4+4 Komitesi, Ulusal Yüksek Seçim Komisyonunun başkanlığına Dhaou İbrahim Atiyye’nin getirilmesini önerdi. Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ise aynı gün ayrı bir kararname yayımlayarak mevcut komisyon başkanı İmad es-Sayih’i yeniden görevlendirdi.
Menfi’nin kararı, seçimleri yönetecek kurumun başında kimin bulunacağı ve 4+4 Komitesinin aldığı kararların hangi makam tarafından yürürlüğe konulacağı konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Devlet Yüksek Konseyi yönetimi de anlaşmanın bütün maddelerine ilişkin yeterli bilgilendirme yapılmadığını belirterek sürece itiraz etti. Konseyden iki üyenin 4+4 Komitesinde yer alması ve metni imzalamasına rağmen kurum yönetiminin anlaşmaya karşı çıkması, temsilcilerin kararlarının ilgili kurumları ne ölçüde bağlayacağı sorusunu gündeme getirdi.
[Libya Genelkurmay Başkan Vekili Nemruş ile Halid Hafter. Fotoğraf :AA]
Anlaşmada, Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyinin metni bir ay içerisinde onaylamaması halinde daha geniş bir ulusal mekanizmaya başvurulacağı belirtiliyor. Ancak bu mekanizmanın kimlerden oluşacağı ve kararlarının Libya’nın mevcut anayasal düzeninde nasıl bağlayıcı hale getirileceği henüz açık değil.
Bir diğer önemli mesele ise, seçimlere kadar ülkeyi yönetecek birleşik hükümetin nasıl kurulacağı. Taraflar seçimlerin tek yürütme organı altında yapılmasında uzlaştı ancak hükümetin kimlerden oluşacağı, başbakanlık görevini kimin üstleneceği ve yetkilerin nasıl paylaşılacağı konusunda kesin bir model açıklanmadı.
Uluslararası analizlerde de yeni bir geçici hükümet kurulmasının tek başına çözüm olmayacağına dikkat çekiliyor. Zira Libya’da geçici yönetimler, kalıcı seçimlere ulaşmak için oluşturulmasına rağmen zaman içerisinde siyasi sistemin değişmez parçalarına dönüştü.
Öte yandan nisan ayında doğu ve batıdaki kurumların 2013’ten bu yana ilk kez yaklaşık 190 milyar Libya dinarlık ortak bütçede uzlaşması önemli bir gelişmeydi. Ancak bütçenin sahada bütünüyle uygulanamaması, Libya’da anlaşmaya varmakla anlaşmayı hayata geçirmek arasındaki farkı bir kez daha ortaya koydu.
Güvenlik alanında ise daha somut bir yakınlaşma yaşanıyor. Doğu ve batıdaki askeri yapıların genelkurmay başkanları temmuz ayında Sirte’de bir araya geldi. Görüşmede ortak askeri tatbikat düzenlenmesi, sınır güvenliğinin birlikte sağlanması ve askeri kurumların birleştirilmesi ele alındı.
Bununla birlikte Libya’nın batısında merkezi yönetime tam olarak bağlı olmayan çok sayıda silahlı yapı bulunuyor. Doğuda ise askeri güç büyük ölçüde Hafter ailesinin kontrolü altında. Seçim güvenliğinin ülke genelinde sağlanması ve sonuçların bütün silahlı aktörler tarafından kabul edilmesi için siyasi anlaşmanın güvenlik alanındaki adımlarla desteklenmesi gerekiyor.
Yeni anlaşmayı önceki girişimlerden ayıran en önemli nokta, Trablus yönetimi ile Hafter’e bağlı güçlerin sürece doğrudan katılması. Geçmişte hazırlanan bazı seçim düzenlemeleri yasama organları arasında kalırken, bu kez sahada askeri ve siyasi gücü bulunan aktörler de metne imza attı.
Dibeybe ve Hafter’in anlaşmaya açık destek vermesi, sürecin uygulanma ihtimalini güçlendiriyor. Ancak her iki tarafın da seçimler sonucunda mevcut yetkilerini kaybetme ihtimalini kabul edip etmeyeceği, yol haritasının en önemli sınavı olacak.








